Aylarca “Home Office” Çalışıp Ofise Dönmek: Nasıl Alışmalı?

İçinde bulunduğumuz enteresan dönemde pek çoğumuz home office çalışmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimledik. Ancak şöyle bir hayal edelim birlikte. 2 Ocak sabahı, yılbaşının ertesi günü uyandık. Hem tatilden sonra ofise dönmek zor geliyor hem de iş arkadaşlarımızı göreceğiz diye mutluyuz. Yolda biri bizi durdursa ve “Tam 3 ay ofise gitmeyeceksiniz, kimse gitmeyecek. Hepiniz pijama üstüne gömlek geçirip evden video konferans yapacaksınız, bundan sonra home office çalışıyoruz!” dese “Delirmiş sanırım” diye düşünürdük, değil mi? Asla inanmazdık. 

Oysa inanılmaz dediğimiz şey oldu; salondaki rahat koltuğu, yemek masasının misafirlere ayrılan köşesini ofis yaptık, “Oh ya, home office kim bilir ne rahattır?” derken, ofisin düzenini özledik. Her cümle arası ağzımıza birer yer fıstığı atarken, “Kahve molası da arkadaşlar olmadan çekilmiyor ki!” dedik. Trafikten kurtulduğumuz için sevindik, yatak odasından “ofise” yol sadece 25 saniye, mutfakta durup yanımıza yolluk alırsak 67 saniye… Kullanılmayan “kahve sehpası kitap” laptop yükseltici, kanepedeki süslü yastık diz desteği, emektar eşofman altımız üniforma olarak ofis gereçlerimizin yerini aldı. İş hayatının olmazsa olmazı toplantıları internet üzerinden yapmaya başladık. Hepimiz Zoom veya Teams gibi belki de öncesinde çok fazla kullanmadığımız online görüşme uygulamalarını indirdik, Skype kredilerimizi güncelledik, ekranlara arkadan kedilerimiz girdi, köpeklerimiz toplantı sırasında herkes onlarla ilgilensin diye ekrana toplarını getirdi. Okullarına mecburen online devam eden çocuklarımızın coğrafya dersleri iş arkadaşlarımızla görüşmelerimize karıştı. Bazen hep beraber matematik sorusu çözmemiz gerekti 🙂

Zorlandığımız veya yalnızlıktan bunaldığımız oldu. Evimizin düzeninde çalışmanın huzurunu yaşadığımız günler de oldu, karmaşık duygularla çalıştık. Şimdiyse geldi çattı büyük “ofise dönüş zamanı!” Hem normalleşeceğimiz için seviniyor hem de tekrar masa başı işlerimize alışabilecek miyiz diye endişeleniyoruz. Peki, karantina sonrası ofise nasıl alışmalıyız? 

Home office ortamı için evinizden bir parça taşıyın

Evimizi özleyeceğiz. En sevdiğimiz, elimize en iyi oturan çay bardağımızı özleyeceğiz, kedimizin çalışırken gelip bacağımıza sürtünmesini özleyeceğiz. Ofise evden sevdiğimiz ve kendimizi iyi hissettiren 1-2 eşyayı getirmekle ısınma turlarına başlayabiliriz. Sırtımıza koyduğumuz yastık, en sevdiğimiz çaylardan bir stok, çay yanına yeterli miktarda Tadım Yer Fıstığı paketi, ekrandan gözümüzü her kaldırdığımızda gördüğümüz çiçeğimiz gibi… Aman, kedimizi evde bırakalım ama! Minnoşumuz da ofisimiz de buna hazır olmayabilir! 🙂 

Tanıdık seslerden faydalanın

“Ofis ortamı dışında kesinlikle konsantre olamam” derken evin sessizliğine, komşunun dairesinden gelen TV’deki sabah programının sesine, hatta üst komşunun sürekli ağlayan çocuğuna bile alıştık değil mi? Bu kez de ofiste sağdan soldan gelen telefon sesleri, masa başı toplantıları, tık tık klavye sesleri dikkatimizi dağıtacak. Bir süre kulağımızda kulaklıkla çalışmak belki yavaş yavaş alışmamıza yardımcı olacaktır. Komşunun ağlayan çocuğunun sesini mi kaydetsek?

Aylarca “Home Office” Çalışıp Ofise Dönmek: Nasıl Alışmalı?

Çekmecelerinizi acil durumlar için doldurun

En sevdiğimiz kuruyemiş paketiyle, içmeden asla ayılamadığımız favori kahvemizle, köpeğimizin ses çıkaran topuyla, Spotify’da özenle hazırladığımız “Çalışırken dinlenecekler listesi”ne hızlıca ulaşmak için kulaklığımızla, evde çalışırken elimizin hemen altında olan şeylerle çekmecemizi doldurursak, masamızı tekrar sevebiliriz.

Esnek olmayı sevin

Herkes, “Belirsizlikle yaşamaya alışın” diyor ama kimse nasıl yapacağımızı söyleyemiyor. Uzmanlara da kızamadığımız bir dönemdeyiz, belki de bu olağanüstü dönemde ilk kez onlar da bilmiyor. Zaman çizelgelerimizi yeniden şekillendirmek, “yeni normallere” uyum sağlamak, planlanan toplantılarımız son anda değişince bir avuç Tadım Yer Fıstığı yiyip sakin kalmak yani değişimi şefkatle kabullenmek bize iyi gelebilir. Unutmayın, yalnız değiliz. Bütün dünya aynı zorluklarla başa çıkmanın yollarını arıyor. Alışmak biraz zamanımızı alacak belki ama insan zaten her duruma alışmıyor mu? Mesafeli de olsa hepimiz biraz sosyalleşmeyi özlemiştik, kedilerimiz ve köpeklerimiz bizi özleyecek ama belki de sonunda evleri onlara bıraktık diye kutlama bile yaparlar, kim bilir? Herkese sağlıkla ofise dönüşler dileriz! 🙂

Getir
İste Gelsin
Sanal Market
Banabi