“Telefon Elimden Düşmüyor” Diyenlere %100 Çalışan Tavsiyeler

Akıllı telefonumuzu elimizden bırakamıyoruz, Netflix’te o herkesin konuştuğu diziyi izlerken bile arada açıp Twitter’a bakıyoruz. Whatsapp gruplarının büyük çoğunluğunu sessize aldık ama yine de ara ara girip kontrol ediyoruz, zaten biz bakmasak bile annemiz de artık WhatsApp’tan aklına ne gelse yazıyor. Babamız WhatsApp aile grubumuzu not tutma yeri olarak kullanıyor. Haber alabildiğimiz tek yer o küçük ekran, arkadaşlarımızla iletişimde kalmanın yolu da o ekrandan geçiyor. Yazarken bile şekerimiz düştü, birer Tadım Antep Fıstıklı Bar açıp bu konuyu incelemeye ne dersiniz? 🙂 

Önce biraz istatistik: Dünya nüfusunun yüzde 45’i aktif olarak sosyal medya kullanıyor yani kabaca hesaplarsak bu 3,5 milyar insan yapıyor. İyi haber, yalnız değiliz. 210 milyon kişi ise akıllı telefon bağımlılığı ve sosyal medya bağımlılığı yaşıyor. Bu durum, özellikle 210 milyon kişi arasındaki gençlerin hayatlarında telefon bağımlılığı, uyku bozukluğu, özgüven sorunu gibi ciddi sonuçlar doğuruyor. Araba kullananların yüzde 50’si, direksiyon başında sosyal medyalarını kontrol ediyor. Akıllı telefonumuzdan bir bildirim sesi geldiğinde, her şeyi bırakıp küçük ekranlarımıza odaklanıyoruz. Peki, teknoloji bağımlılığıyla mücadele etmek için neler yapabiliriz? Gelin, birlikte keşfedelim! 

Vaktimizin ne kadarı ekran başında geçiyor?

Ekranda geçirdiğimiz süreyi görmek ilk başta hiçbirimizi mutlu etmeyecek çünkü çok zaman geçiriyoruz. Bunu, karantina sonrası tartıya çıkmak gibi düşünün. 🙂 Ekran süresi uygulamaları, gerçeği acımasızca bizimle paylaştıkça sorunu kabul edip değiştirmenin çarelerini arayabiliriz. RescueTime’ın yaptığı bir araştırmaya göre tüm dünyada akıllı telefon kullanıcıları günlük ortalama 3 saat 15 dakikalarını telefon ekranına bakarak geçiriyorlar. Ortalama olarak günde 58 kere telefonumuza elimize alarak hızlıca mesaj veya mail var mı diye bakıyoruz ve tamamen başka bir şey yaparken kendimizi Twitter akışımı refresh ederken buluyoruz. Söylemiştik, gerçekler acıtır! Her gün 3 saat 15 dakika kazanmanın yolu yavaşça o telefonu kenara bırakmaktan geçiyor.

Akıllı telefonlara neden ihtiyacımız var?

Akıllı telefonlar hayatımızı kolaylaştırmak için tasarlanmıştı, öyle değil mi? İletişim, verimlilik, fonksiyonellik için düşünülmüş akıllı telefonlar zamanla insan kolunun bir uzantısı halini aldı. Yakın zamanda İngiltere’de yapılan bir çalışmaya göre 18-24 yaş arası gençlerin %77’si telefonlarından sadece birkaç dakika için bile ayrıldıklarında kendilerini rahatsız hissediyorlar. O halde temele dönüp, telefonlarda gereksiz şeyler yapmayı en aza indirmeyi deneyebiliriz. Evet, tam şu anda daha fazla Candy Crush canına ihtiyacın yok, inan bana!

Ekranın aklımızı dağıtmasını nasıl önleriz?

O kO küçük ekranın dikkatimizi çekmek/dağıtmak için yapmayacağı şey yok. Bildirimleri kapatmak, sosyal medyada geçireceğimiz zaman için bir zaman çizelgesi hazırlamak, günlük sosyal medya limitimizi hatırlatan uygulamalardan yardım almak, arada telefonumuzu tamamen kapatmak sürekli yanan sönen ekrandan kurtulmanın etkili bir yolu olabilir. Illinois Üniversitesi, ekranın dikkatimizi dağıtmasını nasıl önleriz konulu makalesinde bir adım ileri giderek internet karantinası öneriyor. Karantina nedeniyle internette geçirdiğimiz zaman katlanmışken yavaş yavaş karantinadan çıkarken belki de tam tersini yapıp internetimizi karantinaya alabiliriz.

Telefonlarla odaları ayırmanın vakti geldi

Bunu çok duydunuz, biliyoruz ve hepimizin alarmları da akıllı telefonlarımızda kurulu ama belki de yatak odalarımızı telefonsuz alan ilan etmek çok da kötü bir fikir değildir. Hepimizin iyi uykuya ihtiyacı var. Gelin, bizi dinleyin ve yatarken akıllı telefonunuzu başka odada bırakmayı deneyin. 

Arkadaşlarımız tam karşımızda, telefonları masalardan kaldıralım

Arkadaşlarımızla buluştuğumuzda o telefonlar hemen masaya konunca sizin de siniriniz bozulmuyor mu? Sosyal medya -adı üstünde- sosyalleşme için varsa, işte tam şu anda arkadaşlarımızla sosyalleşiyoruz, telefonlar cebe! Birer Tadım Karışık Kuruyemiş Barın tadını çıkarırken telefona bakmadan sohbet etmek çok daha eğlenceli. 🙂

Dijital detoks sağlığa faydalı

Dijital servislerin hayatımızı kolaylaştırdığını hiçbirimiz inkar etmiyoruz. Ancak online geçirdiğimiz her fazladan dakika gerçek hayata karışmamızdan kaybettiğimiz bir daha az dakikaya de denk geliyor. Dünya Sağlık Örgütü, 11. Uluslararası Hastalıklar Sınıflandırılması raporunda, online oyun bağımlılığını da resmi tanınmış hastalıklar arasında saydı. DSÖ’nün bu kararı, online oyun bağımlılığı özelinde bir değerlendirme olsa da dijital medya geneli için de geçerli kabul edilebilir. Demek ki her şey bağımlılığa dönmeden harekete geçmemiz faydalı olacak. Arada bir en çok vaktimizi alan uygulamaları ve sosyal medya platformlarını telefonlarımızdan silebiliriz. Evet, yazarken bizim de ellerimiz titredi. Hiç kolay değil, biliyoruz ama denemeye değer. Küçük hedeflerle başlayarak, günde 15 dakika daha az internette vakit geçirerek başlayarak detoks süremiz zaman içinde kademeli olarak arttırılabilir. Evin bazı köşelerini “ekransız saha” ilan edebilir, ailece “teknolojisiz” aktiviteler denenebilir.

Parmaklarımız değil, bacaklarımız çalışsın

Evet, pandemi nedeniyle “kontrollü sosyal hayat” dönemindeyiz ancak “normal” günlerde sokakta daha çok vakit geçirebiliriz. Ancak o günlere ulaşıncaya kadar telefonlarımızı evde bırakıp açık havada sosyal mesafemizi koruyarak yürüyüşler yapabiliriz. Yürüyüş öncesi Tadım Yer Fıstıklı Bar ile enerjimizi de doruklara çıkarabiliriz. 

Bu yöntemleri deneyerek akıllı telefon bağımlılığına bir son vermek için bir adım atmaya ne dersiniz?

Getir
İste Gelsin
Sanal Market
Banabi